




Kapitalizmin saldırısına karşı; Hopa’dan Saklıkent’e, Fındıklı’dan Yuvarlakçay’a, Çağlayan’dan, Solaklı-Karaçam-Köknar’dan Erzurum Tortum’a, Munzur’dan, Peri’den İkizdere’ye, Tonya’ya, Hasankeyf’den Allianoi’e, Sinop Gerze’ye Anadolunun kuzeyinden güneyine...



9. İstanbul İdare Mahkemesi 12.05.2010 tarihinde Emek Sineması için öngörülen projenin “uygulanması halinde telafisi güç ya da imkansız zarar doğuracak nitelikte olduğu” gerekçesiyle yürütmenin durdurulmasına karar vermişti
By A Web Design Company
Kapitalist sistemin tüm dünya üzerinde hızla vahşileştiği zamanlarda yaşıyoruz. Her gittiği yerde daha ucuz emek gücüne salya akıtan kapitalist sınıfla emekçi sınıf kuşkusuz aynı rüyayı görmüyor. Sermayedarların taşeronluğunu üstlenen devletler bizi aynı rüyayı gördüğümüze ikna etmek için sayısız çaba sarf ediyorlar. Demokratikleşme belki de bunların en yüzsüzcesi. Zira ikna olmayan emekçilere zor gücü ile müdahale eden devletin yüzü bellidir, görünür. Gazla, çolpa, bombayla, TOMA’yla… Tıpkı Ankara’daki KESK eyleminde gösterdiği gibi.

2821 ve 2822 sayılı sendikal yasaları birleştiren ve bazı değişiklikler öngören Toplu İş İlişkileri Kanunu taslağı aylardır hükümet tarafından Meclise gönderilemiyor. Oysa tasarı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Türk-İş, Hak-İş ve TİSK arasında varılan bir uzlaşmayla hazırlanmıştı. Tasarının yetersiz ve ILO normlarına aykırı olduğunu belirten DİSK ise hazırlık çalışmalarından çekilmişti. Daha önce de yazdığım gibi taslak 2822’de var olan ve ILO normlarıyla çelişen pek çok düzenlemeyi koruyor. Taslakta minimum düzenlemelerle yetinilmiş ve toplu iş sözleşmesi ve greve ilişkin olarak ...

Emek Sineması’nın içerisinde yer aldığı adanın yıkılıp yerine bir AVM yapılacağını, projenin mimarı Fatih Kesgün’ün fantastik ifadesiyle söylersek, Emek’in bu AVM’nin en üst katına “yıkılmadan taşınacağını” duymayan kalmadı. Hatırlanacak olursa, geçtiğimiz Mayıs ayında 9. İstanbul İdare Mahkemesi öngörülen projenin “uygulanması halinde telafisi güç ya da imkansız zarar doğuracak nitelikte olduğu” gerekçesiyle yürütmenin durdurulmasına karar vermişti. Ardından atanan bilirkişi heyetinin, karanlıkta ve proje mümessilinin mihmandarlığında gerçekleştirdiği keşif sonrası yazdığı raporda, iki uzman,...

Sağlıkçılar haklarını aramak ve yaşanan haksızlıklara karşı salı ve çarşamba günleri direnişe geçiyor; direnişte acil hizmetler dışında tedavi hizmeti verilmeyecek.Haksızlıklara, yanlışlıklara ve saldırılara ve baskılara karşı direnmek "hak"tır. Aynı zamanda da "ödev"dir. Her canlı "kendisini" korur. Ama bazıları kendilerini korurken aslında "yaşam"ı korumayı hedefler.

Ekinde "sağlık hakkı" başlığıyla 2009'un hak ihlâlleri listesi olduğu halde gelen mesaja nasıl yanıt vermem gerektiği üzerine epey düşündüğümü anımsıyorum. Sonra bir karara vardım ve bana iletilen sağlık hakkı ihlâllerinden yola çıkarak yaklaşık 15 sayfalık bir metin yazdım. Aradan yaklaşık altı ay geçtikten sonra bu metne de yer verilen bir bölümün de olduğu yaklaşık 700 gram ağırlığında ve "584" sayfalık "tuğla" gibi bir kitap ulaştı bana. Şaşırdım. Onur duydum. Övündüm!